GERİ DÖN

'Milli İrade'ye ipotek koyuyorlar

4 Şubat 2014-Gerçek Gündem



Siyasi tarihimizin en acıklı tespitini, Recai Yıldırım yapmıştı. Hani şu kaset furyasında istifa etmek zorunda kalan MHP Gen. başkan yardımcısı. Birlikte olduğu Rus telekıza, gecenin şehvetiyle Türkiye'yi özetlemeye çalışırken, belki de kimselerin cesaret edemediği sosyolojik tespit, ortalığa saçmıştı.

"Bak yavrum. Türkiye'de sol %35 dir, sağ ise % 65 dir. Allah O % 65'in belasını versin. Top gibidir. Nereye sürüklersen oraya gider."
Bir sağcıdan, üstelik MHP li bir siyasetçiden bu sözleri duymak sarsıcı değil mi?
Ama şapkamızı önümüze koyalım ve düşünelim.
Sahiden sağ oylar yüzde 65 de sabitlenmiş midir? Neden hiç erimez veya sola kaymaz?
Bakınız...

1965 seçimlerinden bu yana tek tek bakalım. Gerçi 1946 dan '65 e kadar da durum pek farklı değil ama net bir sağ sol ayrımını 1965'le yapabiliriz. Yani İsmet Paşa'nın CHP için tarif ettiği ünlü "biz ortanın soluyuz" tesbitinden başlayabiliriz.
Ha küçük bir not daha. Kürtler, 1995 seçimlerine kadar CHP ile beraber hareket ettiler. Kimi zaman bağımsız kimi zaman TİP ile ama çoğu zaman CHP'den seçimlere katıldılar. Onların oyu da hemen hemen hiç değişmedi. 4- 6 bandında oyları oldu.
1965 seçimlerinde CHP 28.74 oy aldı. Bir kısmı yerel kürt siyasetçilerden oluşan bağımsızlar 3.18 Behice Hanımın liderliğindeki Türkiye İşçi Partisi yani sosyalist blok ise 2.96.
Toplayın. 35

Karşıda büyük çoğunluğunu Süleyman Bey'in aldığı sağ bloğa ne kalıyor % 65 !
Durun devam ediyoruz.
1969 seçimleri sol blok toplam (Bağımsız kürtler dahil) 35.88
Gelelim CHP tarihinin altın sayfası olan 73 seçimlerine. Kurultayda İsmet Paşa'yı devirmiş ve Karaoğlan rüzgarını arkasına almış Bülent Ecevit'in aldığı oy % 33.29. Kürtler ve sosyalist blok CHP saflarından seçime girmişti. Ünlü Ahmet Türk bile bu seçimlerde CHP milletvekili olmuştu.
2 puanlık bağımsızları da ekle etti mi sana 35.

77 seçimlerini şimdilik bir kenara koyalım. 83, 87, 91, 95, nihayet 1999 seçimlerinde CHP veya muadili sol partilerin hiçbiri 35 bandını geçemedi. Hatta bırakın geçmeyi Kürtleri ayırdığınız zaman 30 a bile ulaşamadı.
(1977 seçimleri...Ecevit'in CHP tarihine geçen % 42.3 lük zaferi sizi aldatmasın. Bülent Bey bütün kampanyasını Karaoğlan imgesinden çok, Kıbrıs Fatihi sloganı üzerine kurmuştu. Yani milliyetçi oylar geçici olarak CHP kaymıştı. Silah Gidecek Barış Gelecek. Kıbrıs Fatihi Karaoğlan en temel seçim sloganları olmuştu.
Bir de tabi mükerrer oy kullanıldığı dedikodularını da kulak arkası etmeyelim.
Merak eden 1977 ile 1983 seçmen sayılarına bakabilir. 6 yılda nüfus artmış seçmen sayısı düşmüş.)
2002 seçimlerinde sol oylar adeta yere çakıldı. Ağır ekonomik krizin faturası Ecevit hükümetinden dolayı yine sola çıktı.
Sonuç % 21
En son 2011 seçimlerinde artık Kürtlerle iyiden iyiye vedalaşan CHP'nin çıplak oyu % 26 dır. Ki bence gerçek oyu da bu banttadır. Yani 26 ile 30 arası.
* * *
Sanki seçmenler hiç değişmiyor aynı insanlar on yıllar boyunca oy kullanıyormuş gibi değil mi?
Sol seçmen 29 + 6 puan Kürtler.
İster birlikte ister ayrı ayrı toplayın.
Solun maksimum oyu budur.
Karşısında ise taş gibi bir 65 lik sağ blok vardır.
Taş gibi lafını öylesine kullanmıyorum. Gerçekten taş gibi. Bir beton katılığında. Ne olursa olsun başına ne gelirse gelsin solu alternatif olarak görmüyor. Başka bir seçenek aklına gelmiyor.
Buyurun...

BBC Türkiye'den Sinan Onuş'un yaptığı saha çalışmasına bir bakalım.. 17 Aralık sonrası AKP seçmeninin ne düşündüğü öğrenmek istemiş.
"Gelir ve eğitim seviyesi oldukça düşük semtte (Ankara / Akdere) bir markete giriyorum. Sahibi, SSK emeklisi Hamdi Ünlüoğlu.
"Başbakan'ın birçok tavrını beğeniyorum. Mahalleye bak, herkesin arabası var. Zenginleştik" diye yanıtlıyor.
Tam bu sırada içeri yaşlı bir kadın giriyor. Üç ekmek alıyor, veresiye defterine yazdırıyor. 'Gecekonduda oturuyorsunuz, ekmeği yazdırıyorsunuz, bu nasıl zenginlik' diye soruyorum. Ünlüoğlu, "Sırayla. Bunlar da düzelecek" diyor."
* * *
Yüzde 65 lik sağ bir beton var.
Gevşemiyor, çözülmüyor asla kırılmıyor.
Yolsuzluk ortalığa saçılmış, ayakkabı kutuları, para sayma makineleri herkesi şoka sokmuş. Anadolu'daki sağ seçmen ne açıklama getiriyor bu olaylara dersiniz?
"İyi de abi çalmışsa bizim paramızı değil ya, İran'ın parasını çalmış. Helali hoş olsun."
Bu açıklamaya verecek bir cevabınız olabilir mi?
Başbakan 75 bin euroluk saat takıyor oğlunun araba garajı 2 trilyon , işte belgeli bak diyorsun.
"E adam başbakan abi o kadar olacak" diyor.
Halk dalkavukluğunu bir tarafa bırakalım ve hadi cesaretle itiraf edelim. Mantıklı ve birbiriyle çelişmeyen 3 cümleyi arka arkaya kuramayan bir seçmen profili var karşımızda.
Bu son derece yakıcı ama sosyolojik bir tespittir.

Üstelik bunu sadece ben söylemiyorum. AKP'li enerji bakanı Taner Yıldız da benzer şeyleri söylüyor.
"Eğitim seviyesi yükseldikçe oy oranımız ciddi biçimde düşüyor"
Bu büyük umut tacirliğini ancak 2 'bilinmezle' yapabilirsiniz... Din ve milliyetçilik!
Nerde başlayıp nerde bittiği belli olmayan ve istismara açık bir ödül/ceza yönetmeliği içeren 'din'.
Doğuştan kulağınıza kahramanlık öykülerinin fısıldandığı en temel duygularınızı gıdıklayan 'milliyetçilik'.
Tabi bir de her an zengin olabilirsin hayalini buna ekleyin. 65 eşit ve özgür bir ülke değil kendinin zengin olduğu bir mahalle istiyor.

Bu algı paradigmasını çözemeyen hiçbir sol siyasetçinin başbakanlık koltuğunu görme olasılığı yoktur.
Ha tek bir şartla...Sağ blok eşit olarak 2 ye ya da 3 e bölünürse. (Ecevit'in 2 kez oturduğu Erdal Bey'in ucundan iliştiği başbakanlık makamı da sağın bu eşit parçalanmış yapısından dolayı olmuştu)
İşte Tayyip Bey'in sırrı da burada gizli. Kendisinden bıkmış bunalmış yorulmuş sağ seçmeni hep alternatifsiz bıraktı. Anavatanı, Demokrat Parti'yi dağıttı, Numan Kurtulmuş'u yanına çekti.
Çünkü 65'in asla ve kat'a sola göz kırpmayacağını biliyordu. 65'lik uçsuz bucaksız bozkırda dilediği gibi at koşturdu. Dün söylediğini bugün yalanladı, 1 gün öncesini ertesi gün inkar etti.
* * *
Geçen yazımda sormuştum. Peki bu türbülans döneminde ABD Türkiye'den ne istiyor diye?
Yukarıdaki tabloya bakınca ABD'nin sürekli partnerini sağdan seçmesinden doğru ne olabilir. Türkiye'de sağ siyaset, ABD'nin katıksız müttefikidir. Hiç sorun çıkartmaz. Hem çuval çuval oy alır, hem ABD ne derse yerine getirir.
Ama bu eğlenceli lokomotifin arada bir kondüktörünü değiştirme ihtiyacı hissedilir. Çünkü makas değiştirme ihtimali var. Ancak makas yine sağa doğru açılacak hiç meraklanmayın.
* * *
Bize...Yani 35 lik dilime gelince...Biz yine panellerle , konferanslarla kitaplarla hemhal olmaya devam edeceğiz. Sol içi 'birleşirsek kazanırız' masallarının ninnisiyle uykuya dalacağız.
Taa ki açık kalmış televizyondan çıkan "benim milletimin iradesineeee ipotek koyuyorlar ipoteeeek!!!" sesiyle sıçrayıncaya kadar.

654 kez okundu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz hiç yorum yapılmamış...

YORUM GÖNDERİN

Adınız, Soyadınız


E-posta Adresiniz


Güvenlik Kodu
 
  Mesajınızı Girin