GERİ DÖN

Kemal Bey neden önseçime giriyor?

Gerçek Gündem-22.03.2015



CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz hafta aniden İzmir’den önseçime gireceğini ilan etmesi (başta İzmir CHP’liler olmak üzere) partiyi tepeden tırnağa sarstı. 

‘Sarstı‘ sözcüğünü her anlamda kabul edebilirsiniz. Hem şaşkınlık ve şok yarattı hem de herkesin hesaplarını yeniden yapmasına yol açtı.

Peki Kemal Bey neden önseçime girme kararı aldı ve niçin İzmir’i tercih etti?

Bunun bir kaç izahı var.

Tane tane gidelim.

CHP Genel Merkezi, geçtiğimiz ay aldığı bir kararla, önseçim ve kontenjan adaylıklarının yerlerini ve sayılarını belirledi. Hangi ilde ne tür seçim yapılacak, genel merkez hangi seçim çevresinde kaç kontenjan kullanacak bunlar karar altına alındı. Bu toplantıda bir başka iddialı karara da imza atılmıştı. İstanbul Ankara ve İzmir’de uygulanacak fermuar sisteminde Genel merkez ilk sıralardaki kontenjan hakkını pozitif ayrımcılık yaparak kadın adaylara ayıracaktı.

Siyasi hayatımızda eşi benzeri görülmemiş bu kararla, kadın adaylara pozitif ayrımcılık yapılıyordu yapılmasına ama birkaç sorunu da beraberinde getiriyordu.

İlki, tam 3 seçimdir İstanbul 2. Bölgeden milletvekili seçilen Kemal Kılıçdaroğlu bu kez beklendiği üzere 1. sıradan değil 3. sıradan girmek durumunda kalacaktı. Yani partinin Genel Başkanı’nın önünde 1’i kadın olmak üzere 2 milletvekili parlamentoya girebilecekti.

Bu durumu sembolik bulabilirsiniz. Ancak önceki yazılarımı lütfen hatırlayın. "Kemal Bey’i bu önseçim kararından sonra bir kurultay ve bu kurultayda da tam 4 Genel Başkan adayı bekliyor" yazmıştım.

Hadi hazır yeri gelmişken söyleyeyim. Bu genel başkan adaylarından biri Aykut Erdoğdu’dur. Kendisinin şu an için bunu deklare edeceğini sanmıyorum. Ama bilgiye dayalı olarak söylüyorum. Erdoğdu, önümüzdeki Eylül ayında yapılması muhtemel kurultayın potansiyel Genel Başkan adayıdır.

(Hadi moda tabirle söyleyeyim...Bu tespitimi ‘atın FAV'a’...)

Aslında İstanbul 2. bölgenin CHP’li üyeleri önümüzdeki dönemde belki de farkında olmadan partinin ideolojik politik hattına yön verecekler. Bir yanda Aykut Erdoğdu diğer yanda Mustafa Sarıgül...

Peki bu adaylık sıralaması bu kadar önemli mi? Yani Kemal Bey 3. sıradan girse ve 2. Bölgeden birinci sırada çıkmasına kesin gözüyle bakılan Aykut Erdoğdu önseçimden birinci çıkarak Kemal Bey’in üstüne yazılsa ne olur?

Unutmayın siyaset semboller üzerinden yapılır.

Üyelerin oyuyla seçilerek gelmiş ve 2. sıraya yerleşmiş bir Aykut Erdoğdu...Ve onun hemen altında, 3. sırada bir Genel Başkan!

Bu durum Kemal Bey için siyasi hayatında bir yara olarak kalırdı.

Kılıçdaroğlu için ‘sorun’ bununla da sınırlı değildi. Ankara’dan Önder Sav (halen büyük ihtimal diyorum, kesin değil) Antalya’dan Deniz Baykal da önseçimle seçilerek gelmelerine kesin gözüyle bakılıyor. Yani potansiyel genel başkan adayları sandıkla gelirken kendisinin kontenjanla gelmesi ‘Eylül kurultayı’ için sıkıntı olacaktı.

Şimdi buraya kadar olanları bir kenara not edin. Ve kısa bir parantez açayım. Geçen hafta yazmıştım. 8 Haziran sabahı bir koalisyon hükümetine uyanacağız. Özellikle yüzde 11 oy oranıyla barajı geçen HDP’nin değiştireceği meclis aritmetiğine bir de oy oranı 40'ın altına inmiş AKP’yi ekleyin.

Bu 13 yıl sonra yeniden koalisyon hükümeti kurulacak demektir.

İyi ama koalisyon kiminle kimin arasında oluşacaktı? Yeni hükümetin önündeki en yakıcı sorun olan Kürt meselesini kucağında bulacak olan hükümetin AKP-HDP koalisyonundan oluşması meseleyi daha da çözülmez hale getirir.

O halde geriye fazla bir seçenek kalmıyor. Ya AKP - MHP ya da AKP - CHP...

Evet AKP ile CHP’yi yanyana yazmak bile tüyler ürpertiyor ama siyaset nihayetinde rasyonel bir oyundur. Yarın bu aritmekle başbaşa kalabilecek CHP’liler şimdiden egzersiz yapmalıdırlar.

İşte bu 8 Haziran senaryosu gerçekleşirse Kemal Bey belki Başbakan belki de Başbakan Yardımcısı olacak.

Dolayısıyla sembolik bile olsa ‘yaralı’ biçimde seçime gitmemesi gerekir. Yani parti içi muhtemel rakiplerinin ‘tıpış tıpış’ önseçime gittiği yerde o ‘tepeden’ inemez.

Bu yüzden önseçimi tercih etti.

İzmir tercihine gelince...

Yıllar önce İzmir’den önseçim adayı olan ‘Erdal İnönü’ modelini tekrarlamış oldu. ‘CHP’nin kalesinden Başbakan olmaya geliyorum’ mesajı vererek.

Önseçim kampanyasında en güvenli liman İzmir olduğu için burada karar kıldı.

Kemal Bey’in bu tercihi bir başka açıdanda elini rahatlatmış oldu. Kontenjan adayı olarak yazmakta zorlandığı MYK üyelerinin önemli bir kısmına da bu yolla ‘bu dönem biraz dinlenin’ diyebilecekti.

Çünkü sadece İstanbul’da toplam 3 bölgede yazacağı vekil sayısı 14.

Kemal Bey’in aklında ise dışarıdan getirip seçilebilecek sıralara koyacağı 7 aday vardı.

(Geçen hafta bu adaylardan birinin ‘gazeteci’ olduğunu duyurmuştum. Hadi onun ismini de vereyim. Cumhuriyet Gazetesi’nin eski Genel Yayın Yönetmeni Utku Çakırözer, Kemal Bey’in kontenjan hakkını kullanacağı isimlerden yalnızca biriydi. İlave edeyim...Bir başka gazeteci Enis Berberoğlu ise Genel Başkanı’nın elini rahatlatmak için gerekirse aday olmayacağını bizzat Kemal Bey’e iletti.)

Yani Kılıçdaroğlu’nun eli dardı. Şimdi rahatladı. Artık en yakın çalışma arkadaşları da ona sitem edemeyecek.

‘Ben bile önseçime giriyorum sizin için ne yapabilirim’ diyecek.

Uzun lafın kısası...

CHP heyecanlı ve keyifli bir viraja giriyor.

Bu virajın sonunda ya düzlüğe çıkıp, uzun yıllardır unuttuğu hükümete bir eliyle tutunacak, ya da arabayı toparlayamayıp savrulmaya devam edecek.

Not : Sevgili okurlar... Son bir kaç gündür İstanbul dışında konferanslarda olduğum için yazım gecikti. Ama bu hafta özellikle İstanbul’da önseçim yarışındaki gözlemlerimi ve adayların son durumunu sizlere aktaracağım. Yani sıralı yazılarımı bekleyin.

790 kez okundu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz hiç yorum yapılmamış...

YORUM GÖNDERİN

Adınız, Soyadınız


E-posta Adresiniz


Güvenlik Kodu
 
  Mesajınızı Girin